• DOLAR
    3,7763
    % 0,48
  • EURO
    4,6609
    % -0,08
  • ALTIN
    162,4388
    % -0,66
  • BIST
    $11.472
    % 4,19
Öğretmenlerin 3 Ay Tatili Hakkında

Öğretmenlerin 3 Ay Tatili Hakkında

Öğretmenlerin 3 ay tatil yaptıkları konusunda toplumda yanlış bir algı var. Özellikle memurlar içinde öğretmenlerin 3 ay tatil yaptıkları ve kendileriyle aynı maaşı aldıklarını düşünüp kabullenemeyen kesimler var. Bunun yanında öğretmenlerin haftalık çalışma saatlerinin de az olduğu konusunda eleştiri yapanların sayısı da çok fazla. Çevreden gelen böyle eleştiriler maalesef öğretmenlerin moralini bozmakta. Bir ülkenin geleceğini […]

Öğretmenlerin 3 ay tatil yaptıkları konusunda toplumda yanlış bir algı var. Özellikle memurlar içinde öğretmenlerin 3 ay tatil yaptıkları ve kendileriyle aynı maaşı aldıklarını düşünüp kabullenemeyen kesimler var. Bunun yanında öğretmenlerin haftalık çalışma saatlerinin de az olduğu konusunda eleştiri yapanların sayısı da çok fazla. Çevreden gelen böyle eleştiriler maalesef öğretmenlerin moralini bozmakta.

Bir ülkenin geleceğini şekillendiren en önemli faktörün eğitim olduğu gerçeğini herkes kabul ediyor. Ülkelerin gelişmişlik düzeyini belirleyen eğitim seviyesidir. Eğitim seviyesiyle ülkenin gelişmişliği arasında paralel bir ilişki vardır. Dünya bankasının verilerine göz atarsak ortalama eğitim yılı 6 olan Cezayir’in kişi başına düşen milli gelirin 5.400 dolar, ortalama eğitim süresi 6.6 olan Türkiye’nin milli geliri 10.000 dolar, ortalama eğitim seviyesi 12.6 olan Kanada’nın milli geliri 52.000 dolardır. Gördüğümüz gibi eğitim seviyesi arttıkça ülkelerin zenginliği de paralel olarak artmaktadır.  Eğitimle gelişmişlik arasındaki bu paralel ilişki şu şekilde oluşur: Eğitim seviyesinin artması ülkenin ekonomisini, zenginliğini arttırır. Gelişen ekonomi de eğitime ayrılan bütçeyi yükselterek eğitimin daha nitelikli olmasını sağlar. Gördüğümüz gibi eğitim bir ülkenin teminatı niteliğindedir.

Ülkenin teminatı olan gençleri yetiştiren, onları topluma yararlı bireyler haline getiren, bilgi ve birikimlerimizin gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlayan öğretmenlerimizdir. Siyaset adamlarını, sanatçıları, doktorları, mimarları, mühendisleri, iş adamlarını yetiştiren de öğretmenlerimizdir. Yani kısaca özetlersek toplumun bilgiyle kucaklaştıran öğretmenlerdir. Öğretmenlerimizi eleştirmeden önce yukarıda anlatılanları hatırlamak yaptığımız yanlışı gözler önüne sermeye yetecektir.

Eğitimin ve öğretmenin önemine değindikten sonra tekrar öğretmenlerin tatilleri ve çalışma saatlerine dönüyoruz:

Öğretmenlerin 3 ay tatil yaptıklarını söylemek büyük bir haksızlıktır. Öncelikle öğretmenler net olarak 3 ay tatil yapmazlar. Öğrencilerin okul biter bitmez tatile girmesi öğretmenlerin de tatile girdiği düşüncesini oluşturmuştur. Fakat öğretmenler okulun bitmesinden sonra 15 gün ve okulların başlamasından önce 15 gün olmak üzere 1 ay seminer çalışmalarında bulunur. Resmi olarak tatilleri 1 Temmuz ile 1 Eylül arasındadır. Yani tam olarak 2 ay tatil yapar. Yıllık izinleri 30 gün olan bir memurdan 30 gün fazla tatil yapmış olur öğretmenler. Ancak bu 30 gün tatil 3 ay diye çarpıtılarak öğretmenler eleştirilir.

Gelelim öğretmenlerin çalışma saatlerinin az olduğu söylentisine. Sınıf öğretmenlerinin haftalık zorunlu ders saati 30’dur. Branş öğretmenlerinin ise haftalık ders saati sayısı 15 ile 30 ders arasında değişir. Öğretmenler girdikleri derslerin sayısına bağlı olarak ek ders ücreti alırlar. Ancak öğretmenlik bir memurluk mesleği değildir. Memurlar günlük olarak 08.00 ile 17.00 arasında çalışırlar. Öğretmenlerin ise haftalık ders saatlerinin günlere serpiştirilmesine göre çalışma saatleri belirleniyor. Fakat burada göz ardı edilen bir husus var: Öğretmenlik, memurluk mesleği değildir derken şunu kastediyoruz. Öğretmenler meslekleriyle ilgili mesailerini sadece okulda yapmazlar. Eve geldiklerinde mesailerine devam ederler: bir sonraki gün anlatılacak derslerin planlanması, derslerle ilgili gerekli araştırmaların yapılması ve materyallerin oluşturulması, eğitim yılı boyunca ortalama olarak 3.000 sınav kağıdının okunması, yine ortalama olarak 1.000’e yakın performans ve dönem ödevinin okunması, cevap anahtarların ve puanlamanın oluşturulması, notların tek tek sisteme işlenmesi, sınavların ve sınav sorularının öğrenci bazında tek tek analiz edilip sayfalar dolusu tutanakların oluşturulması, derslerle ve sınıflarla ilgili raporların yazılması, okullarda eğitim yılı boyunca yapılan kulüp çalışmaların planlanması ve etkinliklerin düzenlenmesi gibi birçok konuda çalışmayı öğretmenler derslerinde değil EVLERİNDE yaparlar. En az dersler kadar öğretmenin vaktini alan bu çalışmalar derslerde yapılabiliyor olsaydı eleştiriler sonuna kadar haklı olurdu. Fakat bu çalışmaların en az ders anlatmak kadar emek gerektirmesi, öğretmenlerin sadece mesai saatlerinde yapılamayan bir meslek olduğunu gösterir. Bu bakımdan çalışmalarını evde de devam ettiren öğretmenlerin, mesai saatleri üzerinden eleştirilmesi son derece yanlış bir tutumdur.

Son olarak şunu belirtmekte fayda var: Öğretmenler ders saatleri dışında, tatillerde okuyarak ve araştırma yaparak kendilerini geliştirme peşinde koşar. Çünkü kendini geliştirmeyen, yenilikleri ve gelişmeleri takip edemeyen öğretmenin çağını yakalaması ve öğrencilerine yararlı olması beklenemez.

Mustafa Kemal Atatürk: “Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakar ve muhterem unsurlarıdır.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsor